← Panelim / Genel Kültür / AB Hukuku ve Karar Alma

AB Hukuku ve Karar Alma

Genel Kültür · AB Hukuku ve Karar Alma · Başlangıç Seviye PDF İndir

AB Hukuku ve Karar Alma

Genel Kültür AB & Uluslararası Kuruluşlar 1.3 AB Hukuku
Bölüm 1 · AB Hukuku

AB Hukuku ve Karar Alma

AB hukuku kendine özgü (sui generis) bir hukuk düzenidir. Birincil hukuk (kuruluş antlaşmaları) + ikincil hukuk (tüzük, yönerge, karar). Üstünlük (Costa v ENEL 1964) ve doğrudan etki (Van Gend en Loos 1963) ilkeleri. Olağan yasama: AP + Konsey eş-karar. 35 fasıl = AB müktesebatı.

AB Hukuk Düzeninin Niteliği

Sui Generis Hukuk Düzeni

AB hukuku ne klasik uluslararası hukuk ne de iç hukuk - "sui generis" (kendine özgü) bir hukuk düzenidir. Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) bu niteliği Costa v ENEL (1964) davasında belirlemiştir: "Topluluk hukuku, üye devletlerin hukuk düzenlerine entegre olmuş, bağımsız bir hukuk düzenidir."

Üye devletler 3 alanda yetki kullanır: 1) Münhasır AB yetkisi (gümrük birliği, rekabet, para politikası - sadece AB), 2) Paylaşılan yetki (iç pazar, çevre, tarım, ulaştırma - hem AB hem üye devlet), 3) Destekleyici yetki (sağlık, kültür, eğitim - üye devlet temel, AB destekler).

AB hukukunun 4 temel kaynağı: 1) Kuruluş antlaşmaları (birincil), 2) İkincil mevzuat (tüzük/yönerge/karar), 3) ABAD içtihadı, 4) Genel hukuk ilkeleri.

Birincil Hukuk (Antlaşmalar)

★ Birincil Hukuk = Kuruluş Antlaşmaları

Birincil Hukuk AB'nin "anayasası" niteliğinde

  • Birincil hukuk nedir: Kuruluş antlaşmaları ve bunları değiştiren antlaşmalardır. AB'nin en üst hukuk normudur - "AB anayasası" işlevi görür.
  • Lizbon Antlaşması (2009 yürürlük) iki temel antlaşmayı oluşturur:
    • 1. Avrupa Birliği Antlaşması (TEU - Treaty on European Union): AB değerleri, kurumlar, genel hükümler. 55 madde. "Anayasa" kısmı.
    • 2. Avrupa Birliği'nin İşleyişi Hakkında Antlaşma (TFEU - Treaty on the Functioning of the EU): Politikalar, kurumların detaylı işleyişi. 358 madde. "Yönetmelik" kısmı.
  • Birincil hukukun diğer kaynakları:
    • Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı (2009 Lizbon ile bağlayıcı oldu - 50 madde)
    • Kuruluş antlaşmaları ekleri ve protokolleri
    • Genel hukuk ilkeleri (ABAD tarafından geliştirilen)
  • Antlaşma değişiklikleri:
    • Tüm üye devletlerin oybirliği gerekir
    • Her üye devlet kendi anayasal usulüne göre onaylar (parlamento + bazı ülkelerde referandum)
    • Antlaşmaları bir üye devlet bile reddederse yürürlüğe giremez (örn: 2005 Avrupa Anayasası Fransa-Hollanda referandumlarında reddedildi)
  • Tarihsel birincil hukuk antlaşmaları:
    • 1951 Paris Antlaşması (AKÇT - Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu)
    • 1957 Roma Antlaşmaları (AET + EURATOM)
    • 1965 Brüksel Birleşme Antlaşması
    • 1986 Tek Avrupa Senedi
    • 1992 Maastricht Antlaşması (AB doğdu)
    • 1997 Amsterdam Antlaşması
    • 2001 Nice Antlaşması
    • 2007 Lizbon Antlaşması (2009 yürürlük) - şu an geçerli

İkincil Hukuk (Mevzuat)

★ TFEU Madde 288

İkincil Hukuk Tüzük + Yönerge + Karar + Tavsiye + Görüş

  • İkincil hukuk nedir: AB kurumlarının antlaşmalara dayanarak çıkardığı mevzuattır. Birincil hukuka uygun olmak zorundadır. TFEU Madde 288 5 farklı hukuki tasarruf belirler:
  • 1. Tüzük (Regulation):
    • "Genel uygulama alanına sahiptir. Bütünüyle bağlayıcıdır ve doğrudan tüm üye devletlerde uygulanır."
    • Üye devletlerde doğrudan uygulanır - ulusal mevzuata aktarmak gerekmez
    • Tüm üye devletlerde aynı şekilde geçerli
    • Resmi Gazete'de yayımlanır
    • Örnek: GDPR (Genel Veri Koruma Tüzüğü, 2016/679) - tüm AB ülkelerinde aynı
  • 2. Yönerge (Directive):
    • "Sonuç olarak ulaşılması gereken hedefler bakımından tüm üye devletler için bağlayıcıdır, ancak yöntem ve araç seçimi ulusal yetkililere bırakılmıştır."
    • Hedef belirler, üye devletlere uygulama esnekliği verir
    • Üye devletler belirli süre içinde (genelde 2 yıl) ulusal mevzuatlarına aktarır (transposition)
    • İç hukuka aktarmamak ihlal sayılır - Komisyon dava açabilir
    • Örnek: AB Çevre Yönergeleri, AB Tüketici Hakları Yönergesi
  • 3. Karar (Decision):
    • "Bütünüyle bağlayıcıdır. Belirli muhataplara yöneltildiyse, sadece o muhataplar için bağlayıcıdır."
    • Belirli bir konuda, belirli bir muhataba (üye devlet, şirket, birey)
    • Doğrudan uygulanır
    • Örnek: Bir şirkete rekabet ihlali için ceza, bir ülkeye devlet yardımı yasağı
  • 4. Tavsiye (Recommendation):
    • Bağlayıcı değildir. Üye devletlere veya kişilere belirli davranışlar önerir.
    • Hukuki bir yükümlülük doğurmaz - "yumuşak hukuk" (soft law)
  • 5. Görüş (Opinion):
    • Bağlayıcı değildir. Belirli bir konuda AB kurumunun görüşünü ifade eder.
    • Tavsiye gibi yumuşak hukuk

İkincil Hukuk Türleri — Hızlı Karşılaştırma

★ TFEU Madde 288 — 5 Tasarruf Türü
Tüzük
Regulation — Doğrudan Uygulanır
Tüm üye devletlerde aynı, doğrudan uygulanır, ulusal mevzuata aktarmak gerekmez · Bağlayıcı · Örnek: GDPR
Yönerge
Directive — Üye Devlet Aktarır
Hedef bağlayıcı, yöntem serbest. 2 yıl içinde ulusal mevzuata aktarılır · Örnek: AB Çevre Yönergesi
Karar
Decision — Belirli Muhatap
Belirli ülke/şirket/birey için bağlayıcı, doğrudan uygulanır · Örnek: Rekabet cezası
Tavsiye
Recommendation — Yumuşak Hukuk
Bağlayıcı DEĞİL, sadece öneri · Yükümlülük doğurmaz
Görüş
Opinion — Tutum Belirtir
Bağlayıcı DEĞİL, AB kurumunun görüşünü açıklar

AB Hukukunun Temel İlkeleri

★ Costa v ENEL (1964)

1. Üstünlük İlkesi AB hukuku ulusal hukuktan üstündür

DAVA
Costa v ENEL
YIL
1964
MAHKEME
ABAD (eski adı ATAD)
ÖNEMI
Üstünlük ilkesi belirlendi
  • Olay: İtalyan Flaminio Costa, ENEL'in (İtalyan elektrik şirketi) millileştirilmesine karşı dava açtı. İtalya'nın 1962 millileştirme kanunu Roma Antlaşması'na aykırıydı. İtalyan mahkemesi ABAD'a önkararbaşvurdu.
  • ABAD kararı (15 Temmuz 1964): "Üye devletler kuruluş antlaşmalarını imzalayarak egemenlik haklarının bir kısmını AB'ye devretmişlerdir. Bu nedenle, üye devletlerin AB hukukuna aykırı sonradan çıkardıkları kanunlar AB hukuku karşısında geçersizdir."
  • Üstünlük ilkesinin sonuçları:
    • AB hukuku tüm ulusal hukuktan üstündür (anayasalar dahil)
    • Bir AB tüzüğü ulusal kanunlara aykırıysa, AB tüzüğü uygulanır
    • Ulusal mahkemeler ulusal hukuku AB hukukuna uygun yorumlamak zorunda
    • Çatışma halinde ulusal kanun uygulanmaz (set aside doctrine)
  • Üstünlük ilkesi neden gerekli: Tek pazarın işleyebilmesi için tüm AB'de aynı kuralların uygulanması gerekir. Aksi takdirde her ülke kendi kanununu uygular ve birlik dağılır.
  • İlkenin yazılı olarak yer almaması: Üstünlük ilkesi ABAD içtihadıyla geliştirilmiş, antlaşmalarda açıkça yazmamaktadır. Lizbon Antlaşması'nda bir bildiri (declaration) olarak referans verilir, antlaşma metninde değil.
★ Van Gend en Loos (1963)

2. Doğrudan Etki İlkesi Bireyler AB hukukunu doğrudan ulusal mahkemede ileri sürebilir

DAVA
Van Gend en Loos
YIL
1963
MAHKEME
ABAD
ÖNEMI
Doğrudan etki belirlendi
  • Olay: Hollanda nakliye şirketi Van Gend en Loos, Almanya'dan ithal ettiği üreaformaldehide Hollanda'nın yeni bir gümrük vergisi koyduğunu, bunun Roma Antlaşması Madde 12'ye (gümrük vergisi artırma yasağı) aykırı olduğunu ileri sürdü.
  • ABAD kararı (5 Şubat 1963): "AB hukuku, üye devletlere yükümlülük getirmenin yanı sıra, bireylere haklar da verir. Bu haklar üye devletlerin egemenlik alanına müdahale etmeden, bireyler tarafından doğrudan ulusal mahkemelerde ileri sürülebilir."
  • Doğrudan etki nedir: Bireyler AB hukuku hükümlerini ulusal mahkemelerde doğrudan ileri sürebilir, ulusal hukukta düzenleme olmasa bile.
  • Doğrudan etki şartları (3 şart - "Van Gend kriterleri"):
    • Hüküm açık ve net olmalı
    • Hüküm koşulsuz olmalı (ek tedbir gerektirmemeli)
    • Hüküm belirli bir hak veriyor olmalı üye devletin takdir yetkisi olmamalı
  • Hangi tasarruflar doğrudan etkiye sahiptir:
    • Tüzükler: Daima doğrudan etkili
    • Antlaşma hükümleri: Şartları sağlayanlar doğrudan etkili
    • Yönergeler: Aktarım süresi geçmişse, dikey doğrudan etki (vatandaş ↔ devlet), yatay doğrudan etki YOK (vatandaş ↔ vatandaş)
    • Kararlar: Doğrudan etkili olabilir
  • Doğrudan etki vs Doğrudan uygulama: İki farklı kavram - Doğrudan uygulama (direct applicability): Tüzükler ulusal mevzuata aktarılmadan uygulanır. Doğrudan etki (direct effect): Bireyler ulusal mahkemede AB hukukunu ileri sürebilir.
★ Subsidiarite ve Orantılılık

3. Subsidiarite ve Orantılılık İlkeleri Yetki kullanımının sınırları

  • Subsidiarite (İkincillik) İlkesi (TEU Madde 5/3):
    • "AB, yetkilerinin münhasır olmadığı alanlarda, eylem hedeflerinin üye devletler tarafından yeterince gerçekleştirilemeyeceği ve eylemin ölçeği veya etkisi nedeniyle AB düzeyinde daha iyi gerçekleştirilebileceği durumlarda harekete geçer."
    • Karar vatandaşlara en yakın seviyede verilmeli (ulusal/yerel)
    • Sadece AB'nin daha iyi yapabileceği konularda AB harekete geçer
    • Maastricht (1992) ile geldi, Lizbon ile güçlendirildi
    • Ulusal parlamentolar subsidiariteyi kontrol edebilir ("sarı kart" prosedürü)
  • Orantılılık İlkesi (TEU Madde 5/4):
    • "AB'nin eylemi, içerik ve biçim olarak antlaşmaların hedeflerine ulaşmak için gerekli olanı aşamaz."
    • 3 alt ilke: Elverişlilik (uygun olma), Gereklilik (en az müdahaleci yöntem), Orantılılık (dar anlamda) (sonuç ile araç dengesi)
    • AB tedbirleri amacı ile orantılı olmalı
  • Yetki Aktarımı İlkesi (TEU Madde 5/2 - "Conferral"):
    • "AB sadece üye devletler tarafından kendisine antlaşmalarda verilen yetkiler çerçevesinde hareket eder."
    • AB'nin yetkileri devredilmiş yetkilerdir - üye devletlerin verdiği kadar
    • Antlaşmalarda olmayan yetki AB'nin değildir
  • 3 ilke birlikte: Yetki aktarımı (var mı?) → Subsidiarite (kim daha iyi yapar?) → Orantılılık (gerekli kadar mı?)

AB'de Karar Alma Süreci

★ Olağan Yasama Usulü

Olağan Yasama Usulü (Eş-karar) AP + Konsey eşit konumda

  • Olağan yasama usulü (Ordinary Legislative Procedure - OLP): AB'de yasaların büyük çoğunluğu bu usulle çıkar. Lizbon Antlaşması (2009) ile genel kural haline geldi (önceden "eş-karar usulü" / "co-decision" deniyordu).
  • OLP'nin 4 aşaması:
    • 1. Komisyon teklifi: Avrupa Komisyonu yasa teklifini hazırlar (yasa teklifi tekel hakkı - sadece Komisyon teklif verebilir)
    • 2. AP ve Konsey 1. okuma: Hem Avrupa Parlamentosu hem AB Bakanlar Konseyi teklifi inceler ve değişiklik önerebilir. Anlaşırlarsa yasa kabul edilir.
    • 3. AP ve Konsey 2. okuma: Anlaşamazlarsa, 2. okumada tekrar incelenir
    • 4. Uzlaşma Komitesi (Conciliation): Hâlâ anlaşamazlarsa, AP ve Konsey üyelerinden oluşan Uzlaşma Komitesi kurulur, 6 hafta içinde uzlaşma metni hazırlanır. AP ve Konsey ortak metni onaylarsa yasa kabul edilir, aksi halde teklif düşer.
  • Eş-karar mantığı: AP ve Konsey eşit konumdadır - ikisi de onaylamadıkça yasa olamaz. AB'de demokratik meşruiyet: AP halkın seçtiği parlamento, Konsey ise üye devletlerin temsilcileri. İkisi birlikte yasa yapar.
  • Konsey'in oylama usulleri:
    • Adi çoğunluk: Üye devletlerin yarıdan fazlası (14/27)
    • Nitelikli çoğunluk (NÇO): %55 üye devlet (en az 15) + %65 AB nüfusu (Lizbon'dan, "çift çoğunluk")
    • Oybirliği: Tüm 27 üye onay vermeli
  • Oybirliği gereken alanlar:
    • Vergi politikası
    • Ortak Dış ve Güvenlik Politikası (CFSP)
    • Ortak savunma politikası
    • Yeni üye kabulü
    • Antlaşma değişiklikleri
    • Kendi kaynaklar sistemi (AB bütçesi gelirleri)
    • Sosyal güvenlik (sınırlı durumlar)
  • Özel yasama usulü: Bazı alanlarda Konsey tek başına karar verir, AP'nin sadece görüş hakkı vardır - daha az sıklıkta uygulanır.

AB Müktesebatı (Acquis Communautaire)

★ AB Müktesebatı = Acquis

AB Müktesebatı ~100.000 sayfa · 35 fasıl/başlık

  • Acquis Communautaire (AB Müktesebatı): AB'nin üye olunan ana kadar oluşturduğu tüm hukuk düzeni. Yaklaşık 100.000+ sayfa mevzuat. Acquis Fransızca "elde edilen, kazanılan" anlamına gelir.
  • Müktesebatın kapsamı:
    • Tüm kuruluş antlaşmaları (birincil hukuk)
    • Tüm tüzük, yönerge, karar (ikincil hukuk)
    • ABAD içtihatları
    • AB tarafından imzalanan uluslararası antlaşmalar
    • Üye devletlerin AB faaliyetlerine ilişkin ilan ve kararları
  • Aday ülkeler için müktesebat:
    • Aday ülkeler AB üyeliği için tüm müktesebatı kabul etmek ve uygulamakla yükümlüdür
    • Müzakereler 35 fasıl/başlık altında yapılır
    • Her fasıl tarama (screening) ile başlar - aday ülkenin durumu değerlendirilir
    • Aday ülke "Kapanış kriterleri"ni karşıladığında fasıl kapatılır
    • Bazı fasıllarda geçiş dönemi (tarım, çevre vb) verilebilir
  • 35 müzakere fasılı (kümeler halinde):
    • Küme 1 - Temel Konular: Yargı ve Temel Haklar, Adalet ve Özgürlük, Kamu Alımları, İstatistik, Mali Kontrol
    • Küme 2 - Iç Pazar: Malların Serbest Dolaşımı, İşçilerin Serbest Dolaşımı, Kuruluş Hakkı, Hizmet Sunumu Serbestisi, Sermayenin Serbest Dolaşımı
    • Küme 3 - Rekabet ve Kapsayıcı Büyüme: Şirketler Hukuku, Fikri Mülkiyet Hukuku, Rekabet Politikası, Mali Hizmetler, Bilgi Toplumu ve Medya, Vergi
    • Küme 4 - Yeşil Gündem ve Sürdürülebilir Bağlantısallık: Ulaştırma, Enerji, Çevre, Trans-Avrupa Şebekeleri
    • Küme 5 - Kaynaklar, Tarım ve Uyum: Tarım ve Kırsal Kalkınma, Gıda Güvenliği, Balıkçılık, Bölgesel Politika
    • Küme 6 - Dış İlişkiler: İşletme ve Sanayi Politikası, Trans-Avrupa Şebekeleri, Bilim ve Araştırma, Eğitim ve Kültür, Tüketici ve Sağlığın Korunması
    • Diğer: Sosyal Politika ve İstihdam, Gümrük Birliği, Dış İlişkiler, Dış Güvenlik ve Savunma Politikası, Mali Hükümler ve Bütçe, Kurumlar, Diğer Konular
  • Tarama (Screening):
    • Her fasıl için aday ülkenin durumu Komisyon tarafından değerlendirilir
    • Aday ülkenin müktesebatı kabul etmesi gereken alanlar belirlenir
    • Türkiye için tarama 2006-2008 arasında yapıldı
  • Türkiye'nin müzakere durumu:
    • 16 fasıl açıldı (35 fasıldan)
    • 1 fasıl kapandı: Bilim ve Araştırma (2006)
    • 14 fasıl bloke (Kıbrıs sorunu, Fransa, Güney Kıbrıs vetoları)
    • 2018'den fiilen müzakereler donmuş durumda

35 Müzakere Fasılı — Tam Liste

★ AB Müktesebat Fasılları (35 Başlık)
FASIL 1Malların Serbest Dolaşımı
FASIL 2İşçilerin Serbest Dolaşımı
FASIL 3Kuruluş Hakkı ve Hizmet Sunumu
FASIL 4Sermayenin Serbest Dolaşımı
FASIL 5Kamu Alımları
FASIL 6Şirketler Hukuku
FASIL 7Fikri Mülkiyet Hukuku
FASIL 8Rekabet Politikası
FASIL 9Mali Hizmetler
FASIL 10Bilgi Toplumu ve Medya
FASIL 11Tarım ve Kırsal Kalkınma
FASIL 12Gıda Güvenliği, Veterinerlik
FASIL 13Balıkçılık
FASIL 14Ulaştırma Politikası
FASIL 15Enerji
FASIL 16Vergilendirme
FASIL 17Ekonomik ve Parasal Politika
FASIL 18İstatistik
FASIL 19Sosyal Politika ve İstihdam
FASIL 20İşletme ve Sanayi Politikası
FASIL 21Trans-Avrupa Şebekeleri
FASIL 22Bölgesel Politika
FASIL 23Yargı ve Temel Haklar
FASIL 24Adalet, Özgürlük ve Güvenlik
FASIL 25Bilim ve Araştırma ★ (TR'nin tek kapadığı)
FASIL 26Eğitim ve Kültür
FASIL 27Çevre
FASIL 28Tüketici ve Sağlığın Korunması
FASIL 29Gümrük Birliği
FASIL 30Dış İlişkiler
FASIL 31Dış Güvenlik ve Savunma
FASIL 32Mali Kontrol
FASIL 33Mali Hükümler ve Bütçe
FASIL 34Kurumlar
FASIL 35Diğer Konular

Yaygın Tuzaklar

1. AB tüzüğü ve yönergesi arasındaki fark nedir?

Yanlış: "Tüzük ve yönerge aynı şeydir, ikisi de AB ülkeleri için bağlayıcı kurallardır." Doğru: Tüzük ve yönerge AB ikincil hukukunun farklı türleridir (TFEU Madde 288): Tüzük (Regulation): "Genel uygulama alanına sahiptir. Bütünüyle bağlayıcıdır ve doğrudan tüm üye devletlerde uygulanır." Üye devletlerde doğrudan uygulanır - ulusal mevzuata aktarmak gerekmez. Tüm üye devletlerde aynı şekilde geçerli. Resmi Gazete'de yayımlanır. Örnek: GDPR (Genel Veri Koruma Tüzüğü, 2016/679) - tüm AB ülkelerinde aynı kurallar. Yönerge (Directive): "Sonuç olarak ulaşılması gereken hedefler bakımından tüm üye devletler için bağlayıcıdır, ancak yöntem ve araç seçimi ulusal yetkililere bırakılmıştır." Hedef belirler, üye devletlere uygulama esnekliği verir. Üye devletler belirli süre içinde (genelde 2 yıl) ulusal mevzuatlarına aktarır (transposition). İç hukuka aktarmamak ihlal sayılır - Komisyon dava açabilir. Örnek: AB Çevre Yönergeleri, AB Tüketici Hakları Yönergesi. 3. tasarruf - Karar (Decision): "Bütünüyle bağlayıcıdır. Belirli muhataplara yöneltildiyse, sadece o muhataplar için bağlayıcıdır." Belirli ülke/şirket/birey için. Örnek: Bir şirkete rekabet ihlali için ceza. 4 ve 5 - Tavsiye ve Görüş: Bağlayıcı DEĞİL, "yumuşak hukuk" (soft law). Doğrudan uygulama vs Doğrudan etki: İki farklı kavram - Doğrudan uygulama (direct applicability) tüzükler için (mevzuat aktarmadan uygulanır). Doğrudan etki (direct effect) bireylerin AB hukukunu ulusal mahkemede ileri sürebilmesi.

2. AB hukuku ulusal hukuktan üstün müdür?

Yanlış: "AB hukuku ulusal anayasaların altındadır, anayasaya aykırı AB tüzüğü uygulanmaz." Doğru: AB hukuku tüm ulusal hukuktan üstündür - "Üstünlük İlkesi" (Primacy of EU Law). Bu ilke Costa v ENEL (1964) davasında ABAD tarafından belirlendi. Olay: İtalyan Flaminio Costa, ENEL'in (İtalyan elektrik şirketi) millileştirilmesine karşı dava açtı. İtalya'nın 1962 millileştirme kanunu Roma Antlaşması'na aykırıydı. ABAD kararı (15 Temmuz 1964): "Üye devletler kuruluş antlaşmalarını imzalayarak egemenlik haklarının bir kısmını AB'ye devretmişlerdir. Bu nedenle, üye devletlerin AB hukukuna aykırı sonradan çıkardıkları kanunlar AB hukuku karşısında geçersizdir." Üstünlük ilkesinin sonuçları: AB hukuku tüm ulusal hukuktan üstündür (anayasalar dahil). Bir AB tüzüğü ulusal kanunlara aykırıysa, AB tüzüğü uygulanır. Ulusal mahkemeler ulusal hukuku AB hukukuna uygun yorumlamak zorunda. Çatışma halinde ulusal kanun uygulanmaz (set aside doctrine). Üstünlük ilkesi neden gerekli: Tek pazarın işleyebilmesi için tüm AB'de aynı kuralların uygulanması gerekir. Aksi takdirde her ülke kendi kanununu uygular ve birlik dağılır. İlkenin yazılı olarak yer almaması: Üstünlük ilkesi ABAD içtihadıyla geliştirilmiş, antlaşmalarda açıkça yazmamaktadır. Lizbon Antlaşması'nda bir bildiri (declaration) olarak referans verilir, antlaşma metninde değil. Diğer önemli ilke - Doğrudan Etki: Van Gend en Loos (1963) davasında - bireyler AB hukuku hükümlerini ulusal mahkemelerde doğrudan ileri sürebilir. Doğrudan etki şartları (Van Gend kriterleri): Hüküm açık ve net, koşulsuz, belirli bir hak veriyor olmalı.

3. AB'de yasaları kim çıkarır?

Yanlış: "AB'de yasaları sadece Komisyon çıkarır, Komisyon hem teklif eder hem yasalaştırır." Doğru: AB'de yasaları Avrupa Parlamentosu (AP) ve AB Bakanlar Konseyi BİRLİKTE çıkarır - "Olağan Yasama Usulü" (Ordinary Legislative Procedure - OLP). Komisyon yasa teklifini hazırlar (yasama tekel hakkı), ama yasa Komisyon değil AP+Konsey tarafından kabul edilir. Olağan yasama usulü Lizbon Antlaşması (2009) ile genel kural haline geldi (önceden "eş-karar usulü" / "co-decision" deniyordu). AB'de yasaların büyük çoğunluğu bu usulle çıkar. OLP'nin 4 aşaması: 1) Komisyon teklifi - Avrupa Komisyonu yasa teklifini hazırlar (yasa teklifi tekel hakkı - sadece Komisyon teklif verebilir). 2) AP ve Konsey 1. okuma - hem AP hem AB Bakanlar Konseyi teklifi inceler ve değişiklik önerebilir. Anlaşırlarsa yasa kabul edilir. 3) AP ve Konsey 2. okuma - anlaşamazlarsa, 2. okumada tekrar incelenir. 4) Uzlaşma Komitesi (Conciliation) - hâlâ anlaşamazlarsa, AP ve Konsey üyelerinden oluşan Uzlaşma Komitesi kurulur, 6 hafta içinde uzlaşma metni hazırlanır. AP ve Konsey ortak metni onaylarsa yasa kabul edilir, aksi halde teklif düşer. Eş-karar mantığı: AP ve Konsey eşit konumdadır - ikisi de onaylamadıkça yasa olamaz. AB'de demokratik meşruiyet: AP halkın seçtiği parlamento (705 vekil), Konsey ise üye devletlerin temsilcileri (bakanlar). İkisi birlikte yasa yapar. Konsey'in oylama usulleri: Adi çoğunluk (14/27), Nitelikli çoğunluk - NÇO (%55 üye devlet + %65 AB nüfusu, Lizbon'dan "çift çoğunluk"), Oybirliği (tüm 27 üye onay). Oybirliği gereken alanlar: Vergi, Ortak Dış ve Güvenlik Politikası, savunma, yeni üye kabulü, antlaşma değişiklikleri, kendi kaynaklar sistemi. Bunlar dışındaki konularda nitelikli çoğunluk yeterli.

4. AB müktesebatı (acquis) nedir ve kaç fasıldan oluşur?

Yanlış: "AB müktesebatı sadece 10 fasıldan oluşur ve aday ülkeler için isteğe bağlıdır." Doğru: AB Müktesebatı (Acquis Communautaire) AB'nin tüm hukuk düzenidir, 35 fasıl/başlık altında ~100.000+ sayfa mevzuattır. Acquis Fransızca "elde edilen, kazanılan" anlamına gelir. Müktesebatın kapsamı: Tüm kuruluş antlaşmaları (birincil hukuk), tüm tüzük-yönerge-karar (ikincil hukuk), ABAD içtihatları, AB tarafından imzalanan uluslararası antlaşmalar. Aday ülkeler için müktesebat: Aday ülkeler AB üyeliği için tüm müktesebatı kabul etmek ve uygulamakla yükümlüdür - isteğe bağlı DEĞİL. Müzakereler 35 fasıl/başlık altında yapılır. Her fasıl tarama (screening) ile başlar - aday ülkenin durumu değerlendirilir. Aday ülke "Kapanış kriterleri"ni karşıladığında fasıl kapatılır. Bazı fasıllarda geçiş dönemi (tarım, çevre vb) verilebilir. 35 müzakere fasılı kümeler halinde gruplandırılır: Küme 1 - Temel Konular (yargı, temel haklar, adalet, kamu alımları, mali kontrol), Küme 2 - İç Pazar (4 özgürlük), Küme 3 - Rekabet, Küme 4 - Yeşil Gündem, Küme 5 - Tarım, Küme 6 - Dış İlişkiler. Türkiye'nin müzakere durumu: 16 fasıl açıldı (35 fasıldan), 1 fasıl kapandı: Bilim ve Araştırma (2006), 14 fasıl bloke (Kıbrıs sorunu nedeniyle Avrupa Konseyi 8 fasıl bloke etti, Fransa 5 fasıl, Güney Kıbrıs 6 fasıl tek taraflı bloke). 2018'den fiilen müzakereler donmuş durumda. Tarama (Screening): Her fasıl için aday ülkenin durumu Komisyon tarafından değerlendirilir. Türkiye için tarama 2006-2008 arasında yapıldı. Müktesebat sürekli güncellenir - her yıl yeni tüzük, yönerge, karar eklenir. Aday ülke üyelik gününe kadar müktesebatın tamamını uygulamaya hazır olmalı.

Bu konudan sınavda ne çıkar?

EN SIK ÇIKAN

İkincil hukuk türleri

5 tasarruf (TFEU 288): Tüzük (doğrudan uygulanır), Yönerge (üye devlet aktarır), Karar (belirli muhatap), Tavsiye+Görüş (bağlayıcı değil).

ÇOK SIK

Üstünlük ve doğrudan etki

Üstünlük: Costa v ENEL 1964 - AB hukuku ulusal hukuktan üstün. Doğrudan etki: Van Gend en Loos 1963 - bireyler AB hukukunu ulusal mahkemede ileri sürebilir.

DETAY

Olağan yasama usulü

AP + Konsey eş-karar (Lizbon'dan). Komisyon teklif eder (tekel), AP+Konsey karar verir. NÇO: %55 üye + %65 nüfus. Oybirliği: vergi, dış politika, savunma.

KRİTİK

35 fasıl ve müktesebat

AB müktesebatı (acquis) ~100.000 sayfa. 35 fasıl/başlık. Türkiye 16 açtı, 1 kapadı (Bilim 2006), 14 bloke. 2018'den donmuş.

Mini Quiz · 6 Soru

Anlık geri bildirimli
01AB tüzüğü (regulation) ile yönergesi (directive) arasındaki temel fark nedir?
Tüzük doğrudan uygulanır (ulusal mevzuata aktarmadan), yönerge ulusal mevzuata aktarılır (TFEU Madde 288). Tüzük (Regulation): "Genel uygulama alanına sahiptir. Bütünüyle bağlayıcıdır ve doğrudan tüm üye devletlerde uygulanır." Tüm üye devletlerde aynı şekilde geçerli. Resmi Gazete'de yayımlanır. Örnek: GDPR (Genel Veri Koruma Tüzüğü, 2016/679) - tüm AB ülkelerinde aynı. Yönerge (Directive): "Sonuç olarak ulaşılması gereken hedefler bakımından tüm üye devletler için bağlayıcıdır, ancak yöntem ve araç seçimi ulusal yetkililere bırakılmıştır." Hedef belirler, üye devletlere uygulama esnekliği. Üye devletler belirli süre içinde (genelde 2 yıl) ulusal mevzuatlarına aktarır (transposition). Örnek: AB Çevre Yönergeleri. Karar (Decision): Belirli muhataplara (ülke/şirket/birey) yöneliktir, bağlayıcıdır. Örnek: rekabet cezası. Tavsiye (Recommendation) ve Görüş (Opinion): Bağlayıcı DEĞİL, "yumuşak hukuk" (soft law). Doğrudan uygulama vs Doğrudan etki: Doğrudan uygulama (direct applicability) tüzükler için. Doğrudan etki (direct effect) bireylerin AB hukukunu ulusal mahkemede ileri sürebilmesi. İkincil hukuk birincil hukuka (kuruluş antlaşmaları) uygun olmak zorunda - aksi halde ABAD iptal eder.
02AB hukukunun ulusal hukuktan üstün olduğunu belirleyen ABAD kararı hangisidir?
Üstünlük ilkesi Costa v ENEL (1964) davasında ABAD tarafından belirlendi. Olay: İtalyan Flaminio Costa, ENEL'in (İtalyan elektrik şirketi) millileştirilmesine karşı dava açtı. İtalya'nın 1962 millileştirme kanunu Roma Antlaşması'na aykırıydı. İtalyan mahkemesi ABAD'a önkarar başvurdu. ABAD kararı (15 Temmuz 1964): "Üye devletler kuruluş antlaşmalarını imzalayarak egemenlik haklarının bir kısmını AB'ye devretmişlerdir. Bu nedenle, üye devletlerin AB hukukuna aykırı sonradan çıkardıkları kanunlar AB hukuku karşısında geçersizdir." Üstünlük ilkesinin sonuçları: AB hukuku tüm ulusal hukuktan üstündür (anayasalar dahil). Bir AB tüzüğü ulusal kanunlara aykırıysa, AB tüzüğü uygulanır. Ulusal mahkemeler ulusal hukuku AB hukukuna uygun yorumlamak zorunda. Çatışma halinde ulusal kanun uygulanmaz (set aside doctrine). Üstünlük ilkesi neden gerekli: Tek pazarın işleyebilmesi için tüm AB'de aynı kuralların uygulanması gerekir. İlkenin yazılı olarak yer almaması: Üstünlük ilkesi ABAD içtihadıyla geliştirilmiş, antlaşmalarda açıkça yazmamaktadır. Lizbon Antlaşması'nda bir bildiri (declaration) olarak referans verilir. Diğer önemli ABAD kararları: Van Gend en Loos (1963): Doğrudan etki ilkesi - bireyler AB hukukunu ulusal mahkemede ileri sürebilir. Cassis de Dijon (1979): Karşılıklı tanıma ilkesi - bir üye devlette yasal olarak satılan ürün diğer üye devlette de satılabilir. Defrenne v Sabena (1976): Eşit ücret ilkesi - kadın-erkek eşit işe eşit ücret.
03AB'de olağan yasama usulü (eş-karar) nasıl işler?
Olağan yasama usulü (Ordinary Legislative Procedure - OLP): Komisyon teklif eder, AP ve AB Bakanlar Konseyi birlikte karar verir. Komisyon yasa teklifini hazırlar (yasama tekel hakkı - sadece Komisyon teklif verebilir), ama yasa Komisyon değil AP+Konsey tarafından kabul edilir. Olağan yasama usulü Lizbon Antlaşması (2009) ile genel kural haline geldi (önceden "eş-karar usulü" / "co-decision" deniyordu). AB'de yasaların büyük çoğunluğu bu usulle çıkar. OLP'nin 4 aşaması: 1) Komisyon teklifi (yasa teklifi tekel hakkı). 2) AP ve Konsey 1. okuma - hem AP hem AB Bakanlar Konseyi teklifi inceler ve değişiklik önerebilir. Anlaşırlarsa yasa kabul edilir. 3) AP ve Konsey 2. okuma - anlaşamazlarsa, 2. okumada tekrar incelenir. 4) Uzlaşma Komitesi (Conciliation) - hâlâ anlaşamazlarsa, AP ve Konsey üyelerinden oluşan Uzlaşma Komitesi kurulur, 6 hafta içinde uzlaşma metni hazırlanır. AP ve Konsey ortak metni onaylarsa yasa kabul edilir, aksi halde teklif düşer. Eş-karar mantığı: AP ve Konsey eşit konumdadır - ikisi de onaylamadıkça yasa olamaz. AB'de demokratik meşruiyet: AP halkın seçtiği parlamento (705 vekil), Konsey ise üye devletlerin temsilcileri (bakanlar). Konsey'in oylama usulleri: Adi çoğunluk (14/27), Nitelikli çoğunluk - NÇO (%55 üye + %65 nüfus, Lizbon "çift çoğunluk"), Oybirliği (tüm 27 üye). Oybirliği gereken alanlar: Vergi, Ortak Dış ve Güvenlik Politikası, savunma, yeni üye kabulü, antlaşma değişiklikleri.
04Doğrudan Etki İlkesi (Van Gend en Loos 1963) nedir?
Doğrudan Etki İlkesi: Bireyler AB hukuku hükümlerini ulusal mahkemelerde doğrudan ileri sürebilir, ulusal hukukta düzenleme olmasa bile. Bu ilke Van Gend en Loos (1963) davasında ABAD tarafından belirlendi. Olay: Hollanda nakliye şirketi Van Gend en Loos, Almanya'dan ithal ettiği üreaformaldehide Hollanda'nın yeni bir gümrük vergisi koyduğunu, bunun Roma Antlaşması Madde 12'ye (gümrük vergisi artırma yasağı) aykırı olduğunu ileri sürdü. ABAD kararı (5 Şubat 1963): "AB hukuku, üye devletlere yükümlülük getirmenin yanı sıra, bireylere haklar da verir. Bu haklar üye devletlerin egemenlik alanına müdahale etmeden, bireyler tarafından doğrudan ulusal mahkemelerde ileri sürülebilir." Doğrudan etki şartları (3 şart - "Van Gend kriterleri"): 1) Hüküm açık ve net olmalı. 2) Hüküm koşulsuz olmalı (ek tedbir gerektirmemeli). 3) Hüküm belirli bir hak veriyor olmalı üye devletin takdir yetkisi olmamalı. Hangi tasarruflar doğrudan etkiye sahiptir: Tüzükler daima doğrudan etkili; Antlaşma hükümleri şartları sağlayanlar doğrudan etkili; Yönergeler aktarım süresi geçmişse, dikey doğrudan etki (vatandaş ↔ devlet), yatay doğrudan etki YOK (vatandaş ↔ vatandaş); Kararlar doğrudan etkili olabilir. Doğrudan etki vs Doğrudan uygulama: Doğrudan uygulama (direct applicability) tüzüklerin ulusal mevzuata aktarmadan uygulanması. Doğrudan etki (direct effect) bireylerin AB hukukunu ulusal mahkemede ileri sürebilmesi. İki ilke birlikte AB hukukunun etkililiğini sağlar. Diğer önemli ABAD kararları: Costa v ENEL (1964) üstünlük, Cassis de Dijon (1979) karşılıklı tanıma.
05AB Konseyi'nde nitelikli çoğunluk oylaması (NÇO) için Lizbon sonrası ne gerekir?
Nitelikli çoğunluk oylaması (NÇO) Lizbon sonrası "%55 üye devlet (en az 15 ülke) + %65 AB nüfusu" çift çoğunluk sistemi. Bu sistem 1 Kasım 2014'te yürürlüğe girdi. Hem üye devlet sayısı hem nüfus oranı tutmalı - aksi halde karar geçmez. Engelleyici azınlık: En az 4 üye devlet birleşirse karar engellenir (büyük ülkelerin kontrolünü dengelemek için). Konsey'in 3 oylama usulü: 1) Adi çoğunluk: Üye devletlerin yarıdan fazlası (14/27) - sınırlı durumlarda. 2) Nitelikli çoğunluk (NÇO): %55 üye devlet + %65 AB nüfusu - varsayılan oylama usulü. 3) Oybirliği: Tüm 27 üye onay vermeli. Oybirliği gereken alanlar (hassas konular): Vergi politikası, Ortak Dış ve Güvenlik Politikası (CFSP), Ortak savunma politikası, Yeni üye kabulü, Antlaşma değişiklikleri, Kendi kaynaklar sistemi (AB bütçesi gelirleri), Sosyal güvenlik (sınırlı durumlar). NÇO'nun amacı: AB'yi etkin kılmak - oybirliği gerektiğinde tek bir ülke veto edebilir, NÇO ile karar alma kolaylaşır. Tarihsel: NÇO 1986 Tek Avrupa Senedi ile geldi (önceden hep oybirliği), her antlaşmayla genişletildi. Lizbon (2009) ile en geniş hali. Olağan yasama usulünde NÇO kullanılır: Komisyon teklif eder, AP+Konsey eş-karar verir, Konsey NÇO ile oylar. Eğer Konsey'de NÇO sağlanmazsa karar geçmez. AB Bakanlar Konseyi'nde dönüşümlü başkanlık: 6 ayda bir üye ülke başkanlık yapar. Şu an [tarihe göre değişir] başkanlık.
06AB müzakereleri kaç fasıl/başlık altında yürütülür ve Türkiye kaç fasıl açtı?
AB müzakereleri 35 fasıl/başlık altında yürütülür. Türkiye 16 fasıl açtı, 1 fasıl kapadı (Bilim ve Araştırma 2006), 14 fasıl bloke. 2018'den fiilen donmuş. AB Müktesebatı (Acquis Communautaire): AB'nin tüm hukuk düzeni - ~100.000+ sayfa mevzuat. Acquis Fransızca "elde edilen, kazanılan" anlamına gelir. Müktesebatın kapsamı: Tüm kuruluş antlaşmaları (birincil hukuk), tüm tüzük-yönerge-karar (ikincil hukuk), ABAD içtihatları, AB tarafından imzalanan uluslararası antlaşmalar. Aday ülkeler için müktesebat: Aday ülkeler AB üyeliği için tüm müktesebatı kabul etmek ve uygulamakla yükümlüdür. Müzakereler 35 fasıl/başlık altında yapılır. Her fasıl tarama (screening) ile başlar. Aday ülke "Kapanış kriterleri"ni karşıladığında fasıl kapatılır. 35 müzakere fasılı kümeler halinde: Küme 1 - Temel Konular, Küme 2 - İç Pazar (4 özgürlük), Küme 3 - Rekabet, Küme 4 - Yeşil Gündem, Küme 5 - Tarım, Küme 6 - Dış İlişkiler, Diğer (Sosyal Politika, Gümrük Birliği, Bütçe, Kurumlar). Türkiye'nin müzakere durumu: 16 fasıl açıldı (35 fasıldan), 1 fasıl kapandı: Bilim ve Araştırma (2006), 14 fasıl bloke. Bloke nedenleri: Kıbrıs sorunu (Avrupa Konseyi 8 fasıl bloke etti), Fransa 5 fasıl bloke, Güney Kıbrıs 6 fasıl tek taraflı bloke. 2018'den fiilen müzakereler donmuş durumda - 2017 anayasa değişikliği ve insan hakları endişeleri nedeniyle. Tarama (Screening): Türkiye için 2006-2008 arasında yapıldı. Türkiye-AB ilişkileri kronolojisi: 1959 başvuru (Yunanistan ile), 1963 Ankara Antlaşması, 1995 Gümrük Birliği, 1999 Helsinki aday statüsü, 3 Ekim 2005 müzakere açılışı, 2018'den donmuş.

Özet — Aklında Tut

  • AB HUKUKU "SUI GENERIS": Klasik uluslararası hukuk değil, iç hukuk değil - kendine özgü hukuk düzeni. Costa v ENEL (1964) belirlemiş. 4 kaynak: Birincil (antlaşmalar) + İkincil (mevzuat) + ABAD içtihadı + Genel hukuk ilkeleri.
  • BİRİNCİL HUKUK: Kuruluş antlaşmaları + değişiklik antlaşmaları. AB'nin "anayasası". Lizbon Antlaşması (2009 yürürlük): TEU (Avrupa Birliği Antlaşması, 55 madde) + TFEU (AB'nin İşleyişi Antlaşması, 358 madde) + Temel Haklar Şartı (50 madde, bağlayıcı 2009'dan).
  • İKİNCİL HUKUK (TFEU 288): 5 tasarruf - 1. Tüzük (Regulation): doğrudan uygulanır, ulusal mevzuata aktarmaya gerek yok (örn: GDPR). 2. Yönerge (Directive): hedef bağlayıcı, yöntem serbest, üye devletler 2 yıl içinde aktarır. 3. Karar (Decision): belirli muhataba bağlayıcı. 4. Tavsiye + 5. Görüş: bağlayıcı DEĞİL, yumuşak hukuk.
  • ÜSTÜNLÜK İLKESİ (Costa v ENEL 1964): AB hukuku tüm ulusal hukuktan üstündür (anayasalar dahil). Çatışma halinde ulusal kanun uygulanmaz. ABAD içtihadıyla geliştirilmiş, antlaşmada açıkça yazmıyor. Lizbon'da bildiri olarak referans var.
  • DOĞRUDAN ETKİ (Van Gend en Loos 1963): Bireyler AB hukukunu ulusal mahkemede doğrudan ileri sürebilir. 3 şart (Van Gend kriterleri): 1) Açık ve net, 2) Koşulsuz, 3) Belirli bir hak verici. Tüzükler daima doğrudan etkili, yönergeler dikey (vatandaş↔devlet) doğrudan etkili.
  • SUBSIDIARITE VE ORANTILILIK (TEU 5): Subsidiarite: Karar vatandaşa en yakın seviyede - sadece AB daha iyi yapabileceği zaman. Orantılılık: AB tedbiri amacı ile orantılı. Yetki aktarımı: AB sadece antlaşmalarda verilen yetkilerle hareket eder.
  • OLAĞAN YASAMA USULÜ (Eş-karar): Lizbon'dan sonra genel kural. 4 aşama: 1) Komisyon teklifi (tekel hakkı), 2) AP ve Konsey 1. okuma, 3) 2. okuma, 4) Uzlaşma Komitesi. AP ve Konsey EŞİT - ikisi onaylamadan yasa olmaz.
  • OYLAMA USULLERİ (Konsey): 1) Adi çoğunluk: 14/27. 2) Nitelikli çoğunluk (NÇO): %55 üye + %65 nüfus (Lizbon "çift çoğunluk"). 3) Oybirliği: Vergi, dış-güvenlik, savunma, yeni üye, antlaşma değişiklikleri.
  • AB MÜKTESEBATI (Acquis Communautaire): ~100.000 sayfa mevzuat, 35 fasıl/başlık. Aday ülkeler tümünü kabul ve uygulama yükümlülüğü. Müzakereler tarama (screening) ile başlar, fasıl kapanışı için "Kapanış kriterleri".
  • TÜRKİYE MÜZAKERELERİ: 1959 başvuru, 1999 Helsinki aday, 3 Ekim 2005 müzakere açılışı. 16 fasıl açıldı, 1 kapandı (Bilim ve Araştırma 2006), 14 bloke. 2018'den fiilen donmuş. Bloke nedenleri: Kıbrıs sorunu (Avrupa Konseyi 8), Fransa (5), Güney Kıbrıs (6 tek taraflı).
  • YETKİ DAĞILIMI: 1) Münhasır AB: Gümrük birliği, rekabet, para politikası (sadece AB). 2) Paylaşılan: İç pazar, çevre, tarım, ulaştırma. 3) Destekleyici: Sağlık, kültür, eğitim (üye devlet temel, AB destekler).
  • 4 yaygın tuzak: Tüzük ve yönergeyi karıştırmak (tüzük doğrudan, yönerge aktarılır) · AB hukukunu ulusal hukukun altında sanmak (Costa v ENEL 1964 - üstün) · Komisyon yasa çıkarır sanmak (gerçekte AP+Konsey eş-karar) · Müktesebatı 10 fasıl sanmak (gerçekte 35 fasıl, ~100.000 sayfa).
🎉

Tebrikler! Bu konuyu tamamladın.

Tüm 8 bölümü başarıyla geçtin.

Panele Dön
0 / 8 tamamlandı
Scroll to Top