Usul Hukuku: Medeni Usul ve Ceza Muhakemesi
HMK'da görev, yetki, ispat, ihtiyati tedbir ve kanun yolları; arabuluculuk; CMK'da soruşturma, koruma tedbirleri ve kanun yolları
BASH Akademi Yayın Kurulu
Özet
Bu çalışma, medeni usul hukuku ile ceza muhakemesi hukukunu kavramsal, hukuki ve uygulamaya dönük üç düzlemde bir arada incelemektedir. Kavramsal düzlemde usul hukukunun adil yargılanma hakkına dayanan işlevi, medeni yargılamaya hâkim olan ilkeler ve ceza yargılamasının maddi gerçeği araştırma amacı karşılaştırılmaktadır. Hukuki düzlemde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 19 Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki metni esas alınarak görev ve yetki, taraflar, dava türleri, dava şartları, ispat ve deliller, ihtiyati tedbir ve kanun yolları bakımından ele alınmakta; ihtiyati haciz ve dava şartı olarak arabuluculuk düzenlemeleri incelenmektedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ise soruşturma ve kovuşturma evreleri, koruma tedbirleri, banka hesaplarına elkoyma ve hesap askısı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve kanun yolları bakımından değerlendirilmektedir. Çalışmada 2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla belirsiz alacak davasının kaldırılması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yeniden düzenlenmesi ile 7571 sayılı Kanunla getirilen hesap askısı gibi güncel değişikliklere özel yer verilmektedir. Uygulama bölümünde yargı teşkilatı, idari yargıya kısa atıf, bankacılık işlemlerinde usul hukuku ve sürelerin karşılaştırması sunulmakta; son bölümde sınavlarda öne çıkan noktalar derlenmektedir.
Anahtar kelimeler: Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, görev ve yetki, senetle ispat, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, arabuluculuk, koruma tedbirleri, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kanun yolları
Atıf önerisi: BASH Akademi Yayın Kurulu. (2026). Usul Hukuku: Medeni Usul ve Ceza Muhakemesi: HMK'da görev, yetki, ispat, ihtiyati tedbir ve kanun yolları; arabuluculuk; CMK'da soruşturma, koruma tedbirleri ve kanun yolları (BA-2026-35, Sürüm 1.0). BASH Akademi Finans Sektörü Kaynak Dizisi.
1.Giriş
Maddi hukuk kimin haklı olduğunu söyler; usul hukuku ise bu hakkın hangi mahkemede, hangi sürelerle, hangi delillerle ve hangi güvencelerle aranacağını düzenler. Bir bankanın kredi alacağını tahsil etmesi, bir müşterinin haksız kesinti iddiasıyla dava açması, bir şube çalışanının zimmet şüphesiyle soruşturmaya konu olması ya da bir hesabın dolandırıcılık şüphesiyle askıya alınması, sonuçta usul kurallarının işletilmesiyle karara bağlanır. Usul hukuku bu nedenle hukukçuların değil, hukuki sonuç doğuran işlem yapan herkesin bilmesi gereken bir alandır: süreyi kaçıran ya da senede bağlamadığı işlemi ispat edemeyen taraf, maddi bakımdan haklı olsa bile davayı kaybedebilir.
Türk hukukunda medeni yargılamanın temel kanunu, 12 Ocak 2011'de kabul edilen ve 4 Şubat 2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunudur (HMK). Ceza yargılaması 4 Aralık 2004'te kabul edilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunuyla (CMK), idari yargılama ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunuyla düzenlenir. Bu temel kanunların yanında 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve arabuluculuğu belirli uyuşmazlıklarda dava şartı hâline getiren özel düzenlemeler, yargılamaya alternatif bir çözüm yolu kurmuştur. Usul kanunları sık değişir: 2026 yılında yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun, HMK'daki belirsiz alacak davasını yürürlükten kaldırmış, kısmi davada talebin artırılmasını yeniden düzenlemiş ve ceza muhakemesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunu baştan yazmıştır.
Bu makalenin amacı, medeni usul ve ceza muhakemesini finans sektörünün ihtiyaçları açısından bir arada ele almaktır. Makale üç düzlemde ilerler. Birinci düzlem kavramsaldır: usul hukukunun işlevi, yargılamaya hâkim olan ilkeler ve medeni yargılama ile ceza yargılamasının temel ayrımları. İkinci düzlem hukukidır: HMK'da görev ve yetki, taraflar, dava türleri, dava şartları, ispat ve deliller, geçici hukuki korumalar ve kanun yolları; arabuluculuk; CMK'da soruşturma ve kovuşturma evreleri, koruma tedbirleri, hüküm ve kanun yolları. Üçüncü düzlem uygulamadır: bankacılık işlemlerinde usul hukukunun karşılaştığı somut durumlar, idari yargıya kısa bir atıf ve sürelerin karşılaştırması.
Konu, finans sektörüne yönelik seçme sınavlarında hukuk testlerinin düzenli başlıklarındandır. Sınavlarda sıkça sorulan noktalar; görevin kamu düzeninden olması ve kesin yetki hâlleri, yetki sözleşmesinin kimler arasında yapılabileceği, dava şartları, senetle ispat kuralı ve istisnaları, ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz arasındaki farklar, kanun yolu süreleri, arabuluculuğun dava şartı olduğu uyuşmazlıklar, soruşturma ile kovuşturma ayrımı, şüpheli ile sanık kavramları, gözaltı ve tutuklama süreleri ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıdır. Bu ayrıntılar metin boyunca kanun maddesine dayanılarak verilmiş, altıncı bölümde ise sınav odaklı bir derleme hâlinde yeniden toplanmıştır.
Makalenin planı şöyledir: İkinci bölüm kavramsal çerçeveyi kurar. Üçüncü bölüm HMK ve arabuluculuk düzenlemelerini, dördüncü bölüm CMK'yı madde madde inceler. Beşinci bölüm uygulamaya, karşılaştırmaya ve idari yargıya ayrılmıştır. Altıncı bölüm sınavlarda öne çıkan noktaları, yedinci bölüm sonuç değerlendirmesini içerir. Kanun atıfları, aksi belirtilmedikçe ilgili kanunların 19 Ekim 2026 itibarıyla yürürlükteki metinlerine yapılmıştır. Kanunlardaki parasal sınırlar her yıl güncellendiğinden güncel tutarlar verilmemiş, artırım mekanizması açıklanmıştır.